Kitle Fonlaması (ICO) ile Halka Arz (IPO) Arasındaki Farkların Hukuki Değerlendirmesi 4 Ocak 2019
Mevzuatımıza Kitle Fonlaması adıyla giren Initial Coin Offering (“ICO”), Initial Public Offering (IPO) olarak adlandırılan ve ülkemizde Halka Arz olarak bilinen sermaye toplama yönteminin alternatifi olarak oluşturulmuş bir sistemdir. Nispeten yeni olan bu sistemin kullanım alanı her geçen gün yaygınlaşmakta olup, bunun nedeni olarak ise ülke ekonomilerinin dijitalleşmesi olarak gösterilmektedir.
IPO, halktan sermaye toplamak amacıyla yapılan ve yatırımcılardan toplanan paranın karşılığında kıymetli evrak niteliğinde olan hisse senedinin verildiği sermaye toplama sistemi olarak özetlenebilir. Modern anlamda yapılan ilk IPO, 1602 yılının Mart ayında, Hollanda Doğu Hindistan Şirketi tarafından şirket sermayesini arttırmak için yapılmıştır. Bu nedenle Hollanda Doğu Hindistan Şirketi, ilk kez şirket hisse senedi basarak şirketten pay veren ve dolayısıyla modern anlamda ilk Halka Açık Şirket olarak kayıtlara geçmiştir. Verilen bilgilerden hareketle Halka Arz işleminin geçmişi 400 yıldan fazla olduğu söylenebilmektedir.
Buna karşılık ICO sisteminde ise, projenin veya şirketin ihtiyaç duyduğu fonu sağlamak amacıyla halktan toplanan sermayeye karşılık yatırımcılara hisse senedi yerine sanal para verilmektedir. Sanal paranın gerçekte bir karşılığının olmaması ve tamamen dijital ortamda üretilip satılması sebebiyle ICO’lar da dijital ortamda yapılmaktadır. Ayrıca, yapılan ilk ICO 2013 yılının Temmuz ayında günümüzde Omni Layer olarak bilinen Mastercoin tarafından yapıldığından IPO’ya göre oldukça yeni ve gelişmekte olan bir sistemdir. Bundan başka, yapılan yatırımın karşılığında alınan sanal paranın değeri, yatırım yapılan projenin ya da şirketin başarısına göre değerlenecektir. Bu özelliği nedeniyle ICO’lar spekülasyonlara oldukça açıktır.
Uzun yıllardır uygulanması sebebiyle yerleşmiş bir sistem olan Halka Arz sistemi, gerek ulusal gerek uluslararası mevzuatta detaylı bir şekilde düzenlenmiştir. Bu anlamda, hisse senetlerinin hangi kurallar doğrultusunda çıkarılıp el değiştireceği ve halka arz olunacak şirketlerin hangi koşulları taşıması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte ICO’ya ilişkin uluslararası mevzuatlardaki düzenlemeleri de farklılık göstermektedir. Örneğin Abu Dabi Borsasının yayınladığı yönergede ICO yatırımcılarına yatırımlarının karşılığı olarak vaadedilen sanal paranın menkul kıymet niteliği taşıması halinde mevcut halka arz hükümleri çerçevesinde işlem göreceği, sanal paranın menkul kıymet niteliği taşımaması halinde ise, “mal” olarak değerlendirilip işlem göreceği kabul edilmektedir. Buna karşılık, birçok ülkede ise Kitle Fonlaması (ICO) yasaklanmış, Kitle Fonlaması yoluyla halktan sermaye toplayan kişiler hakkında yasal işlem başlatılmıştır. Bu anlamda, uluslararası alanda ICO’ya yönelik hem olumlu hem de olumsuz yaklaşım sergilenmektedir.
Halka arz sistemi, modern dünyada sermaye toplamak için kullanılan sistemler arasında en yaygınıdır. Yatırımcılara yatırdıkları sermayenin karşılığı olarak verilen hisse senedi kıymetli evrak niteliğinde olduğundan yatırımcılara güvence sağlamaktadır. Kitle fonlaması ise gelişmekte olan ve geleceğin halktan sermaye toplama sistemi olarak kabul görmektedir. Bu anlamda, ICO henüz çok yeni bir sistem olsa da, kısa sürede oldukça yüksek miktarda sermaye toplanmasına imkan verdiğinden ve yatırımcılar açısından ise küçük yatırımlar ile büyük kazançlar vadettiğinden Kitle Fonlamasının yaygınlaşacağı ve dolayısıyla ileride konuyla ilgili hukuki düzenlemeye gidileceği değerlendirilmektedir.
